Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
12 Eylül 2012

Tüketim olmadan üretim bir işe yaramaz



Açıklanan büyüme rakamları beklenen seviyeye ulaşamadı. Yüzde 4 civarında tahmin edilen oran yüzde 2.9’da kaldı. Büyümenin istenilen düzeyde olmaması neredeyse bitme noktasındaki tüketim ile ilgilidir. 
Esnaf kan ağlamakta, kapanan iş yerlerine ve işsizler ordusuna her gün yenileri eklenmektedir. Meşhur Mahmutpaşa tüketimi canlandırmak için tarihinde ilk kez indirim günleri düzenlemiş; okulların açılması da piyasaları canlandırmaya yeterli olmamıştır. 
Üretime odaklanan ve tüketimin nasıl olacağının hesap edilmediği benzer ekonomilerde zaman içinde büyüme rakamlarındaki gerileme tabidir. Tüketimi arttırarak pazar problemini halletmeden, üretim ve tüketimin beraber sağlandığı bir sürekli büyüme seviyesine ulaşılması imkansızdır. 
Çözüm olarak kamu harcamalarını arttırma formülü bu noktada geçici bir rahatlama sağlar. Faizle alınan maliyetli para ile yapılan kamu harcamaları yine borç ve faiz batağı demektir. 
Asıl olması gereken birbirini etkileyecek üretim ve tüketim zincirinin tüketim halkasını tedavi etmektir. Devletlerin, üretimi mukabili piyasalarda bulunması gereken para miktarı vardır. Bu rakam gayri safi milli hasılanın belli bir oranıdır. 
Devletler bu oranı, senyoraj hakkını devreye koyup para basarak piyasalara kazandırmalıdır. Piyasada para miktarının artması, tüketimin artmasına gereklidir ancak tek başına yeterli de olmayacaktır. Paranın herkesin ulaşabileceği bir şekilde piyasada dolaşımı yani belli ellerde stoklanmaması gerekir. Tüketim faktörü, piyasalarda bulunması gereken para ile olduğu kadar hane halklarının gelir düzeyi ile de ilgilidir. İstenilen tüketim harcamalarının yakalanabilmesi için hem belli miktarda paranın dolaşımı ve hem de gelir dağılımında dengenin kurulması şarttır. 
Ülkemiz şartlarında dar gelirli kesim ile gelir düzeyi yüksek olanlar arasında ciddi bir uçurum vardır. Milli Ekonomi Modeli’nde bu uçurum sosyal devlet projeleri ile kapatılmaktadır. Sosyal devlet projeleri düşük gelirli grubun gelir seviyesini yükseltecektir. Bu da tüketime yansıma demektir. Çünkü ayda 100 birim elde eden kesimin gelirini 5 birim arttırmanın geliri, 1 birim olanlara yapılacak 5 birimlik artırmaya göre tüketim harcamalarına etkisi elbette ki bir olmayacaktır. 
Yani tasarruf seviyesine kadar hane halklarına yapılacak gelirlerini arttırıcı destekleme karşımıza aynı oranda tüketim artışı olarak çıkar. 
Vatandaşlık maaşı uygulaması, ev hanımlarının işçi statüsünde emekli edilmeleri, yeni doğan çocukların maaşa bağlanması, emeklilerin, dul ve yetimlerin maaşlarından kesintilerin kaldırılması, evi olmayanlara “sıfır” faizli uzun vadeli krediler ile ev sahibi olma imkanı tanınması, harçların kaldırılması, gençlerin faizsiz krediler ile evlendirilmesi, nakliyecilere, esnaf kesimine faizsiz kredi imkanı, tarım kesimine, ürününe karşılık daha ürününü tarlaya atmadan faizsiz avans verilmesi, sanayicilere proje mukabili faizsiz kredi sağlanması, 100 bin TL’nin altında geliri olanlardan vergi alınmaması, yaşanan tüketim eksikliğini tamamlamak içindir. 
Bugün sadece ülkemizde değil, üretime odaklanmış gelişmiş ekonomilerin tamamında karşılaşılan tüketim problemi, tüketim eksenli tek analiz olan Milli Ekonomi Modeli’nin kurallarının hayata geçirilmesi ile çözülür. 
Pek çok başlığı yüzü aşkın ülkede uygulanan Milli Ekonomi Modeli, Türkiye’de de kurtuluş olarak bir an evvel uygulanmaya başlanmalıdır. 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1799653 µs