Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
28 Ağustos 2012

Bir olmak zamanı



Her gün terör haberleri ile bültenlerini açan Türkiye, genç vatan evlatlarını bir bir şehit 
vermektedir. 
Terörün sıfırlandığı günlerden Gaziantep ilimiz gibi asayişin temin edildiği vilayetlerde ilk defa duyduğumuz büyük çaplı patlamaların yaşandığı günlere şahit oluyoruz. 
Bugün terör meselesinin Başbakan’ın “Türkiye’de Kürt meselesi vardır” açıklamasının ardından başladığını dile getirenler vardır. Ya da devlet erkânının İmralı ile direkt temasa geçmesi ve uzlaşı maksadı ile karşılıklı mektup teatisinin devam etmesinin etkili olduğunu söyleyenler olabilir. 
Yeni Mesaj gazetesi Başyazarı Muharrem Bayraktar, birkaç gün önce köşesinde şu soruları sormuştu: 
Terörün siyasallaşmasına izin veren kim? 
Kürt açılımı diyerek dağdan inen eşkıyayı davulla zurnayla karşılayan kim? 
Uyguladıkları “facia Suriye politikası” ile Suriye’yi PKK’nın dostu haline getiren kim? 
Terörle aktif mücadeleyi pasifize edip, askerin savaş üstünlüğünü yasal düzenlemelerle elinden alan kim? 
Hakkâri’yi devlet erkânının giremediği, gidebilenlerin kafeye sığınarak canını kurtardığı bir güvenli il haline getiren kim? 
Yazıda soruların tek cevabı “AKP” olarak verilmişti. 
Bunlar yazılıp çizilse de unutulmamalıdır ki, terör eylemleri hangi ülkede meydana gelirse gelsin dış kaynaklıdır. 
80 öncesinde ülkemizde yaşananları hatırlayalım. Sağcı - solcu diyerek vatandaşlarımız kamplara bölünmüş, hatta “sağ mahallesi - sol mahallesi” diyecek kadar ciddi bir ayrışım yaşanmıştı. 
Yaşanan vahim olaylarda pek çok vatan evladı neye inandığını bilmediği gerekçelerle karanlık bir sokak köşesinde kör bir kurşunla yaşamını yitirmişti. 
Kaybeden Türkiye Cumhuriyeti devleti, kaybeden Türk vatandaşı olmuştu. 
Bugün ülkemizde ayyuka çıkan terör eylemleri de bize ait değildir. 
Bizim düğünde, cenazede, bayramda, Kâbe’de tavafta bir araya geldiğimiz, omuz omuza yaşadığımız, kız alıp verdiğimiz, hayatı paylaştığımız, bir olduğumuz Kürt kardeşlerimizle yaşam kavgamız görülmemiştir. 
İçinden geçtiğimiz suni gündem vatandaşımızın meselesi olmamıştır. 
Ayrışım, bölünme, parçalanma fikirleri bizi bölmek isteyenlerin, Atatürk Türkiye’sindeki üniter yapıya tahammül edemeyenlerin görüşleri, istekleridir. 
Tıpkı sağ-sol kavgasında kaybeden Türkiye ve Türk insanı olduğu gibi, eğer terör oyununa gelirsek kaybeden biz olacağız. 
O sebeple hassas günlerden geçtiğimiz bu dönemde “metanetli davranmak, birlik ve beraberlikten taviz vermemek” gerekmektedir. 
Yoksa bölücü eylemler bizi birbirimize kırdırmak için tezgâhlanan oyunun ilk sahnesidir. Kürt kardeşlerimizin Türk kardeşlerimizle en fazla bu dönemde bir olması, beraber hareket etmesi lazımdır. Gelişmeler ilk anda Kürt vatandaşlarımıza hak vermek adına gibi görünse de, bu oyunun ikinci ve esas bölümünün Büyük İsrail olduğu herkesçe malumdur. 
Büyük İsrail’e giden yolda bir mihenk taşı olmak ise “işi bittiğinde o taşın bir tekme ile kenara atılması” ile sonuçlanacaktır. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1609821 µs