Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Temmuz 2012

Arap Baharı sürecinden Türkiye-Suriye savaşına



Birleşmiş Milletler (BM) üyeleri ve bölge ülkeleri temsilcileri Cenevre’de toplanıyor. Kofi Annan, toplantı öncesinde Suriye meselesinin endişe verici bir hal aldığını vurguladı. 
Zira Suriye konusunda Annan’ın planını uygulatmayan batı, ısrarla savaş ihtimalini yazmaktadır. 
İngiliz The Guardian gazetesi bölgedeki Suriye -Türkiye gerginliğinden bahsederek, “Suriye krizi, Ankara’nın bölgesel güç olmak için yaptığı girişimlerin akılsızlığını ortaya çıkardı” yorumunu yaptı. 
Yazıda Türkiye için “güney sınırında bir savaş istemiyor ve bunu göze alamaz” şeklinde tahrik edici ifadeler yer aldı. 
Bugüne kadar dünya basınında karşımıza çıkan Suriye haberleri ve ABD ve AB’li yetkililerin beyanatları, Arap Baharı sürecinde Suriye ile olan meseleyi Suriye-Türkiye gerginliği noktasına taşımıştır. 
Öyle ki, Türkiye sınır komşusu ile ne için kavga ettiğini bile bilmeden ipleri koparmış ve son beyanatlara göre sadece kendisi ve kendi hakkında “savaştan “ bahseder olmuştur. 
Türk halkı elbette ki savaş istememektedir. 
Geçmişte BM ve NATO nezdinde desteklenmeyen Türkiye’nin mevcut şartları iyi okuması ve devlet nezdinde de savaşın gündem edilmemesi menfaatlerimiz gereğidir. 
Ancak Suriye, Türkiye ile karşı karşıya getirildiği bir savaşa zorla itilmektedir. 
Türkiye’nin bölgesel liderliği bahanesi ile başlayan savaşta Türkiye yalnız kalacaktır. Hiçbir devlet fiili olarak Türkiye gibi cepheye girmeyecektir. 
Yine kendisine “bu coğrafyanın eski Osmanlısı sensin” telkinleri ile bölgesel liderlik vaat edilse de, asıl hedef Kürt devleti ve büyük İsrail’dir. 
Bölgesel liderlik diye başlayan süreç, yok olmakla neticelenebilir. 
Bize savaşı telkin edenlerin İran’la nükleer silahlar konusunda müzakere süreci ise devam etmektedir. 
Son olarak İran, AB’nin bu müzakereleri engellememesi konusunda bir uyarıda bulundu. 
Masa başında çözülebilecek meselelerin Türkiye’nin içine atıldığı bir girdaba dönüşmesi ise Türkiye’nin üzerine oynanan büyük bir oyundur. 
Kalıcı bir barışın yolu ekonomik büyümeden geçer. 
Türkiye’nin tahriklere kapılmadan kalıcı bir büyüme için çalışması ve büyüdükçe diğer İslam ülkelerini de oluşturacağı bloka dâhil etmesi gerekir. 
Yapılması gereken yeni bir İslami blok potansiyelinin ortaya çıkması için bütün devletlerin arzu ettiği can, mal ve namus emniyetinin temin edildiği bir ortamın yaşanılır hale gelmesidir. 
Aksi takdirde “sen bu bölgenin liderisin” tahrikleri ile hem Türkiye kullanılacak ve hem de bu coğrafyada iddia sahibi olan devletler Türkiye’ye zaten müsaade etmeyeceklerdir. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1640831 µs