Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
29 Haziran 2012

MEM ve Sosyal Devlet anlayışı



Kaynaklar savaşının yaşandığı günümüzde bize ait olan Milli Ekonomi Modeli’nin (MEM) iki vasfı önem kazanmaktadır. 
Mevcut sistemler kaynakları sınırlı görmektedir. MEM’e göre, kaynaklar sınırsızdır. Ve MEM, insana hizmet eder. Kapitalizm belli bir azınlık grubuna çalışır, sosyalizm keza öyle. Gelir belli bir gruba hizmet için aktarılır. Ancak Milli Ekonomi Modeli’nin uygulama alanı olan Milli Devlet anlayışına göre, devlet milletine hizmet etmelidir. 
Almanya Heilderberg’de gerçekleştirilen 3. Milli Ekonomi Modeli Kongresine Rusya Bilimler Akademisi’nden katılarak tebliğ sunan Prof. Dr. Lisiçkin, tezin kaynaklara yaklaşımı hakkında şunları ifade etmişti: “Milli Ekonomi Modeli, yaklaşık 200 yıldan bu yana kaynakların sınırlı olduğu aldatmacasına son derece yeni bir açılım getirmektedir. Ve bu toplantılarda gördük ki kaynaklar sınırsızdır.” 
Avusturya’dan katılan Prof. Dr. Hans Peter Aubauer ise tebliğinde “Milli Ekonomi Modeli’nin kaynakları sınırsız gören görüşünü kaynak paylaşımındaki kavgayı bitireceği için çok önemli buluyoruz” ifadelerine yer vermişti. 
Kaynaklara ve suyollarına erişim savaşları, insanlığın başına yüzyıllardır büyük sorunlar açmış bir meseledir. 
Emperyalizmin etkisindeki devletlerin halkları için hak sahibi olma söz konusu değildir. 
Küreselleşen günümüz devletlerinde hak, sadece belli devletlerin ellerinde onların çıkarları için kullanılan birer araçtır. 
Geçmişi sömürgeciliğe dayalı devlet anlayışlarında insan, kurumların devamı için vazife yapan araçlardan öteye gidememiş, devletin devamına katkısı oranında hak sahibi olabilmiştir. 
Heilderberg’deki kongrede tebliğ sunan İtalya Parma Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Daveri, “Kapitalist sistemde üreten insan kıymetlidir. MEM’insana kıymet veren, insan merkezli model olma özelliği toplumdaki diğer insanları da ele aldığı için çok önemli” diyerek kapitalizmin insanı ele alırken düştüğü hatayı dile getirmişti. 
Bugün Libya’da, Tunus’da, Mısır’da Arap Baharı uğruna yaşananlar, NATO müdahalelerinde barışa katkı gerekçesi ile atılan bombalar yüzünden yaşamını yitirenler, işgal güçlerinin girdikleri yerlerde kadınları kirletmeleri vs. gelişmeler dikkate alındığında, kapitalist sistemde insanın sistemin devamını sağlama dışında bir fonksiyonu olmadığı görülecektir. İnsandan yola çıkarak onun meselelerine çare bulan sosyal devlet anlayışımızda, insana değer verilerek hakları ve hürriyetleri korunmakta, muhafazası için gerekli tedbirler alınmaktadır. 
Milli devlet, can, mal, namus emniyetini temin ederken, din ve vicdan hürriyetini muhafaza etmektedir. 
Sosyal ve iktisadi hakları herkese eşit şekilde sunar. 
Bugün bağımsız devletlerin bağımsızlıklarına açık müdahaleler yaşanırken, bireyin hakları çoktan unutulmuştur. 
Bize göre yaşanamayan hak, insan hakkı olarak değerlendirilemez. 
Hakların yaşanmadığı bir toplumda da gerçek manada özgürlüklerden bahsedilemeyecektir. 
Eğer kaynakların sınırlı olduğu yanlışı kabul edilecek olursa günümüz savaşları, kan ve gözyaşı kaçınılmazdır. 
Ancak Milli Ekonomi Modeli’nde izah edilen kaynakların sınırsız olduğu gerçeği ile eşit paylaşım yapılabilir. 
İnsan haklarından da bundan sonra bahsedebiliriz. 
Savaşların sona ermesi, hakların ve özgürlüklerin kâğıt üzerinde kalmaması için Milli Ekonomi Modeli’nin uygulanacağı bir Sosyal Devlet olunması şarttır. 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1509701 µs