Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
28 Haziran 2012

Türkiyenin Suriye dış politikası



Bir buçuk yıldır savaş tehdidi altındaki Suriye, en sonunda Türkiye ile olan komşuluk ve inanç bağlarını attığını resmen gösterdi. 
Türk keşif uçağı gözle görülebilir bir mesafede seyrederken hava sahasını ihlal gerekçesi ile vuruldu. 
Kimsenin beklemediği bu gelişme karşısında dünya Türkiye’nin tavrını bekliyor. 
Türkiye olayı savaş boyutuna taşımayacağını açıkladı. Ancak yapılanların hesabının sorulacağını ısrarla vurguladı. 
NATO’nun 4. Madde’si gereğince, NATO üyesi ülkeler toplantıya çağrıldı. 
Ankara’nın toplantıdan beklentisi 5. Madde’nin hayata geçirilmesi iken bu gerçekleşmemiş, üye ülkeler toplu bir müdahaleden ziyade ortalığı kızıştırmaya gerek yoktur, şeklinde bir açıklama ile Türkiye’yi sakinleştirmiştir. 
Bu bizim de NATO konusunda beklediğimiz bir gelişmedir. Zira Sayın Başbakanımız aylar önce sınır ihlalleri olduğu gerekçesi ile NATO’yu 5. Madde çerçevesinde göreve çağırmış ancak yine aynı red cevabını almıştır. 
Çünkü NATO üyesi ülkeler nezdinde Türkiye yararına dik bir duruş, bugüne kadar zaten gösterilmemiştir. 
BM’de de yer alan Türkiye, ne Kıbrıs konusunda ne Ermeni soykırımı yalanında hiçbir üye ülke tarafından desteklenmemiştir. 
Zaten, keşif uçağımızın düşürülmesinin hemen ardından Türkiye’nin bir karşı saldırıyı ve devamında başlayabilecek bir savaşı göze alamaması da NATO’yu arkasında görmemesindendir. 
NATO Türkiye’nin arkasında değildir. Türkiye NATO için menfaatleri gereği yönlendirilen bir üye mesabesindedir. 
NATO’nun bu tutumu, Türkiye’yi Suriye meselesinde bizim baştan beri ifade ettiğimiz noktaya taşımaktadır. 
Türkiye, ABD adına ve İsrail yararına hareket ettiği Arap Baharı sürecinde, hiçbir menfaati olmamasına rağmen devamlı zarar görmektedir. Bu uğurda bölgesinde yalnız kalmıştır, dışlanmaktadır. 
Ancak Türkiye, bu gerçekleri görmek yerine halen aynı ülkeler ile işbirliğini düşünmektedir. 
Suriye konusunda ve Arap Baharı sürecinde Türkiye’nin dış politikası maalesef iflas etmiştir. 
Bu tablo ne büyük devlet vasfıdır, ne de tarihten gelen misyonumuza yakışmaktadır. 
Suriye ise bizden çok daha akılcı ve doğru adımlar atmaktadır. 
Çünkü Rusya ve Çin gerek BM’de ve gerekse NATO nezdinde açıkça Suriye’nin arkasındadır. Suriye’ye olası ABD işgalinin önünde settirler. 
NATO üyesi ülkelerden yardım isteyen Türkiye, ikinci kez reddedilirken, Rusya ve Çin bir buçuk yıldır değişmez şekilde Suriye’yi desteklemektedir. 
Yaşanan gelişmeler, Suriyeli yetkililerin yaptığı “sınır ihlaline karşı” kendimizi koruduk, açıklamasının bir manada kabulüdür. 
ABD’nin ve AB’nin sözde destekleri sadece Türkiye’yi tahrik etmektedir. 
Bizce amaç eylem yanlışlığı içine sokulan Türkiye’nin prestijini sıfırlamaktır. Bu sayede Türkiye, uluslararası arenada dostlarını kaybetmiş hatta komşuları ile düşman olmuştur. 
Bu nasıl bir sıfır sorun politikası ki, Türkiye etrafındaki herkesle kavgalıdır. 
Türkiye bugüne kadar izlediği dış politika ile hem zarar etmiş hem de prestijini kaybetmiştir. 
Öyleyse bu yoldan bir an önce dönmeli, milli menfaatlerimiz ve tarihten gelen misyonuna göre yeni bir istikamet belirlemelidir. 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1509398 µs