Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
12 Haziran 2012

Ehl-i Beyt paydasında buluşmak




İslam’ın anlaşılmasındaki esas kaynaklardan biri olan Ehl-i Beyt’in günümüz insanınca tanınması yönünde yaptığımız çalışmaların neticelerini görmeye başladık. 
Ehl-i Beyt mayası tarihteki gibi bugün de tutmuştur. 
Alevisi, Sünnisi, Caferisi, Bektaşisi vs. tüm Müslümanlar Ehl-i Beyt sevdası etrafında birleşiyor, birbirini dinliyor, bir olduğunu görüyor. 
Her ne kadar bazı çevreler Ehl-i Beyt’i küfürle itham etme cüretini gösterseler de, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz programımızdan sonra Ehl-i Beyt’i öne çıkaran programların hayata geçmeye başladığını memnuniyetle gördük. 
Ehl-i Beyt, Hz. Peygamber’i (sav), Hz. Ali’yi (as), Hz. Fatıma’yı (as), Hz. Hasan’ı (as) ve Hz. Hüseyin’i (as) belirtir. 
Bu beş mübarek insanı ifade eden tabiri Cenab-ı Hak, Kuran’da ve Hz. Peygamber hadislerinde kullanmıştır. 
Ehl-i Sünnet terimi ise, sahabenin son dönemlerinde ve tabiin zamanında, bidatlerin ortaya çıkmasından sonra Kur’an ve sünnete bağlı olanları ayırmak için kullanılmaya başlamıştır. 
“Ehl-i Sünnet” Kuran’a ve sünnete bağlı olan demektir. 
Kuran’ı Kerim’de Ehl-i Sünnet hakkında ayet olmamasına rağmen, Ehl-i Beyt’le ilgili birçok ayet nazil olmuştur. 
Öyleyse Cenab-ı Hakk’ın övdüğü ve Hz. Peygamber’in hadislerinde rehber kılıp, örnek gösterdiği Ehl-i Beyt’inin sevgisi etrafında birleşmeliyiz. 
Çünkü Ehl-i Beyt İslam’ın özüdür. 
Çünkü Ehl-i Beyt yaşayan Kur’an numuneleridir. 
Çünkü Ehl-i Beyt sabırdır, kanaattir, şükürdür, tevekküldür, tefekkürdür. 
Peygamberimiz (sav) Veda Haccında, “Size iki emanet bırakıyorum. Biri Allah’ın kitabı Kur’an, diğeri itretim, Ehl-i Beyt’imdir. Bunlara sarıldığınız sürece hidayettesiniz” buyurdu. 
Demek ki Ehl-i Beyt, hidayete ulaşmanın vesilesidir. Hal böyle iken, Emeviler ile başlayan dönemde imamet ve hilafet birbirinden ayrılmıştır. İmamet yolu Hz. Ali Efendimizden sonra hadislerle tek tek isimleri müjdelenen masum imamlar tarafından devam etmiştir. 
Hilafet ise, bir saltanat makamı gibi değerlendirilmiştir. 
Hilafetin el değiştirmesi demokratik yollarla olmuş, Cenab-ı Hakk’ın nasip ettiği kişi koltuğu elinden alacak endişesi ile ümmetten gizlenmiştir. 
Günümüze baktığımızda ise ayetlerle ve hadsilerle işaret edilen Ehl-i Beyt halen gizlenmektedir. 
Ehl-i Beyt’i sevenler kendilerini tam manası ile ifade edememektedirler. 
Hz. Ali’yi sevenlere ve onun yolunu devam ettirenlere verilen isim olan Şia çeşitli oyunlarla batıl gösterilmektedir. 
Bugün Sünni dünyasında Şiilerin batıl, Şii dünyasında Sünnilerin yanlışta olduğu ifade edilerek kışkırtma politikaları devamlı surette pompalanıyor. 
Araştırmalarımız sonucunda gördük ki, Ehl-i Sünnet ve Şia aslında itikatta ve amel esaslarında birdirler. 
Yani bir tarafın hak ve diğerinin batılda olması söz konusu değildir. 
Hak - batıl ayrımı, İslam ümmeti arasına nifak tohumları atmak isteyenlerin uydurmalarıdır. 
Allah’a şükürler olsun ki, biz bu uydurmaları kendi eserlerinden örnekler ile ortaya koyduk. 
Yaptığımız çalışmalar ile bugün mezhep ayrılıklarını bahane ederek Müslümanı kâfir ilan edip onunla savaşmak, kan dökmek, topraklarını işgal etmek, kaynaklarını ele geçirmek manalarına gelen oyunları bozulmuştur. 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1461316 µs