Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
16 Mayıs 2012

BTPnin tarım reformu çiftçinin yüzünü güldürecektir



Kağıt üzerinde haklar ve özgürlükler dağıtan kapitalist sistem, hemen hemen her meslek grubu için özel bir gün tayin etmiştir. 
Ancak sistemin eksiklikleri nedeniyle, o gün meslek sorunlarının konuşulduğu ve elde edilemeyen hakların arandığı bir gün olarak geçirilir. 
14 Mayıs da Çiftçilerin Günüdür. 
Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri 2012 raporuna göre, Türkiye'de yoksulluk sınırı altında bulunan kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın oranı 2008 de yüzde 36 iken, 2009'da yüzde 38.7'ye yükseldi. 
Kırsal kesim tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilerimizi ve hayvan yetiştiricilerini ifade ediyor.
Yoksulluk sınırındaki bu artışta, AB'ye uyum çerçevesinde tarım ürünlerine getirilen kotalar, mazotun, gübrenin pahalı olması ve üretim ile ilgili maliyetlerin yüksekliği etkilidir. 
Tarım ürünlerine yapılan devlet desteği "hububat, şeker pancarı, tütün ve çay ile" sınırlandırılırken, Tarım Satış Kooperatiflerine verilen Hazine yardımı tamamen kaldırılmıştır. 
Çiftçiler ürünleri para etmediği için tüm senenin emeğini, dikkat çekmek için denize dökebilmekte veya yakmaya çalışmaktadır. 
İşsizliği göze alan tarım kesiminin çaresizliği onu "para etmiyor" gerekçesi ile toprağını yabancılara "ederinin altında meblağlar ile" satma noktasına getirmektedir. 
IMF ve Dünya Bankası talimatları ile AB uyum yasaları kapsamında Türk çiftçisinin önü bir şekilde kesilmekte veya çiftçi devlet yardımından mahrum bırakılmaktadır. 
Türkiye'de tarım bitme noktasındadır. Sorunlar onlara ayrıldığı iddia edilen bir günde halledilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır. 
Tarımda gelinen kriz noktası yapısaldır ve aşılması milli bir tarım politikasının hayata geçirilmesi ile olabilir. 
Parti programında tarıma ait bir bölüm ayıran ve milli projeler ile bunu hayata geçirmeyi vaat eden tek parti biziz. 
Bağımsız Türkiye Partisi, mevcut düzeni tamamen değiştirerek bir tarım reformu sunmaktadır. 
Tarım reformu dışarıdan destekli ve talimatlar ile değil, ülkemiz şartları dikkate alınarak Türk çiftçisi için hazırlanmış bir düzendir . 
BTP'nin tarım reformuna göre, 
1- Tahditler kaldırılacaktır. 
2- Devlete ait topraklar uzun vadeli, sembolik ücretler karşılığında kiraya verilecektir. 
3- Ürün fiyatları çiftçiler tarafından üretici kooperatif üzerinden belirlenecektir. 
Hem devlet desteğini hem de iç piyasa fiyatını beraber alacaktır. 
4- Devlet üreticinin yetiştirdiği ürünün yüzde 50'sine en az 6 ay evvelinden avans verecektir. 
5- İthal ürünlere karşılık yerli üreticinin korunması devlet garantisinde sağlanacaktır 
6- Tarım içim gerekli olan finansman elde edilen üretim karşılığı senyoraj geliri ile karşılanacaktır. 
7- Devlet tarıma bağlı sanayi üzerine yatırım yapmak isteyen girişimcilere, "proje mukabili 0 faizli krediler" ve "gerekirse geri ödemesi üretim veya ürün" olacak türden kredi verecektir. 
8- Devlet ürünlere pazar garantisi verecektir. 
9- Gübre ve tarım ilaçları konusunda yatırımlar teşvik edilecektir. 
10- Çiftçi ye emeklilik desteği ve doğal afetlere karşı sigorta desteği sağlanacaktır. 
Biz, bu reform paketini yıllardır çiftçimiz ile paylaşıyoruz. Bizim yanımızda olması, yapacaklarımıza inanarak bizi iktidara taşıması Türk tarımını tekrar "kendi kendine yeten yedi tarım ülkesi"nden biri haline getirecektir. 
Bugün, çiftçiler ile dertleşen siyasilerin, mazotu düşük fiyatla verseniz ne olur diye iktidara soru yöneltenlerin aslında iktidardakilerden farklı bir yolu veya projesi olmadığı hatırdan çıkarılmamalıdır. Stratejik bir saha olan tarım kesiminin sorunlarının halli ve çiftçimizin yüzünün gülmesi ancak Bağımsız Türkiye Partisi iktidarı ile olabilir.  








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1625071 µs