Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
10 Mayıs 2012

Başkanlık sistemi ve Türkiye



Türkiye de dönem dönem gündem edilen başkanlık sistemi, yeni anayasanın yazım aşamasına gelindiğinde bir kez daha konuşulmaya başlanmıştır.
Hükümete sunulan taslak metinlerin sadece birinde talep edilmiş olan bu değişiklik görünen o ki, halkın talebi de değildir.
Toplulukların devletleşme aşamalarına baktığımızda “üniter devlet” aşamasının nihai gaye olduğu görülmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, barındırdığı farklı etnik kimlikleri Türk üst kimliği ile birleştirmiş ve üniter devlet yapılanmasını sağlamıştır.
Mevcut anayasada haklar ve özgürlükler belirlenmiş ve her vatandaşa eşit şekilde tanınmıştır.
Bahsi geçen başkanlık rejiminin uygulamadaki örneklerinin başında gelen ABD, 50 eyaletten oluşmaktadır.
Eyaletlerin iç hukukları “eyalet hukuku” denilen birbirinden ayrı düzenlemeler içermektedir.
Başkanlık sistemine geçmek demek, eyaletlere bölünecek Türkiye coğrafyasında, bağımsız iç hukukların devreye girmesi demektir. Bu, şu ana kadar devam edegelen tek hukuk sisteminin de temelden değişmesi manasınadır.
Halen demokrasinin hâkim olduğu ülkemizde, demokratik hayatın en önemli göstergesi, çok partili bir sistemin varlığıdır.
Millet, belirli aralıklarla sandık başına giderek, kendisi adına yasama faaliyetlerini yapacak vekillerini seçmektedir.
Türkiye şarlarında yüzde 30 oranındaki seçmenin tercihi küçük partilere yönelmektir.
Başkanlık sisteminde çok partili düzen de yoktur. Halk iki partiden birini tercihe zorlanmaktadır. Bu düzende, ülkemizde örneğini gördüğümüz sağ ve sol yelpazedeki çeşitlilik kısıtlanmakta, ikiye indirilmektedir.
Bu, çok partili hayatın sona ermesi, bir manada halkın iradesinin kısıtlanması demektir.
Krallık veya saltanatın reddedilmesi, iradenin tek kişide toplanması ile halkın yönetime katılımının engellenmesindendir.
Suriye’ye “demokrasi getirilmeli” gerekçesi ile her gün iç işlerine müdahale eden Türkiye neden demokrasiden taviz vermeye çalışmaktadır?
“Sivil anayasa” maksadı ile yola çıkan iktidar da bilmektedir ki, mevcut anayasanın 114 maddesi şu ana kadar zaten yeniden yazılmıştır. El değmeyen maddeler, devletin yapısı ile alakalı olanlardır.
Akıllara, yeni anayasa yazımı düşüncesi yoksa sadece bu yapının değişmesi için mi ortaya atılmıştır? sorusunu getirmektedir.
“Yerel yönetimlere daha çok özgürlük”, eyaletlere ayrılmış bir Türkiye’nin adı konmadan parçalanması anlamına gelmektedir.
Parçalara ayrılan bir coğrafya ise, işgale dahi gerek duyulmayacak bir zafiyet içine girmek demektir.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1442404 µs