Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
7 Mayıs 2012

Vergisiz Türkiye



Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 2011 yılına ait “vergi takozu” sıralamasında Türkiye 18. sırada yer aldı. 
Vergi takozu bir çalışan başına devlete ödenen vergi ile sosyal güvenlik kesintisinin toplamını göstermektedir. Türkiye’de emeğe konulan vergi; Amerika, Kanada ve İsviçre gibi sanayileşmiş ülkelerden daha fazla miktardadır. 
Ülkemizde devletin gelir kalemi olarak sadece vergilerin bulunması, neredeyse soluduğumuz hava hariç her şeyden vergi alınması sonucunu doğurmaktadır. Özelleştirme adı altında devlete ait gelir getiren kuruluşlar ederinin de altında meblağlar ile satılmıştır. Madenler yabancılara tanınan ruhsat izni ile yabancı maden şirketlerinin kullanımına açılmıştır. 
Gelinen noktada devletin gelir elde edebileceği tek kaynak vatandaşın elindekinden vergi adı altında kesinti yapmaktır. 
Geçtiğimiz hafta, İşçi Bayramı olarak ifade edilen 1 Mayıs gününde yaşanan gelişmeleri izledik. İşçiler hak ve adalet istiyorlar.  Bu emeklerinin karşılığını alabilmeleri demektir. Çalışmalarının karşılığı hak ettikleri tam ücreti alabilmeleri, emekten alınan vergilerin kaldırılması ile olabilir. 
Sadece emekçilerden alınan vergiler de değil, Türkiye gerçeğinde vergi alınmayan bir kalem de söz konusu değildir. Ancak vergisiz bir Türkiye’yi hayata geçirmek de mümkündür. “Vergisiz Türkiye projesi”  tezimizin,  Milli Ekonomi Modeli’nin önemli bir kuralıdır. Milli Ekonomi Modeli’nde devletin tek gelir kaynağı vergiler olmaktan çıkarılmıştır. 
Devletlerin senyoraj hakkını devreye koyması ile gayri safi milli hasılası oranında para basması ve madenlerin devlet - millet ortaklığı ile işletilmesinden elde edilecek gelirler de girdileri oluşturmaktadır. 
Bu sistemde vergi geliri belli bir miktarın altındaki kesimden alınmayacaktır. Milli ekonomi modeli tüketim eksenli tek analiz olarak kurduğu dengede tüketiciyi temel alır. Tüketen kesim sosyal devlet projeleri ile devlet tarafından desteklenir. 
Dar gelirli kesimden vergi alınmaması bir yönü ile gelir dağılımında meydana gelecek adaletsizliği önlemiş olacaktır. Geliri belli bir kesimin altında olanlardan vergi alınmamasının diğer yönü ise, tüketimin üretime olan katkısıdır. Geliri düşük kesimden alınan vergi tüketim miktarını aşağıya düşürecektir. 
Örneğin 1000 birim vergi aldığımızı varsayalım. Eğer bu miktarı dar gelirli kesimden alıyorsak  tüketime yansıması 1000 birim daralma şeklinde olacaktır. Ama vergiyi çok yüksek gelir grubundan alıyorsak tüketime yansıması nerede ise sıfır düzeyinde kalır. 
Gelirin kaynağı üretimdir. Üretim düzeyi de tüketime bağlıdır. Yeterli tüketim olmadığında üretim de düşeceği için gelir düzeyinde de azalma olacaktır. Piyasalardaki bu eksiklikleri gidermek için biz geliri belli miktarın altındaki kesimden vergi almıyoruz. 
Devletin geliri düşük olan kesimden vergi almaması onun için bir kayıpta değildir. Bunu örneklendirirsek, yıllık karı 20 milyar olan bir bireyden alacak olduğumuz 8 milyarlık vergiyi almadığımız takdirde, 8 milyarlık para tüketim olarak piyasaya girecek ve elden ele dolaşacaktır. Paranın ülkemiz şartlarında yılda 16 kez el değiştirdiğini düşünürsek, vergi olarak alınmayan paranın piyasalara kazandırılması ile artı tüketim miktarı 128 milyar olacaktır. Bu yeni üretim artışından alınacak vergi miktarı bizim başta almadığımız 8 milyardan en az 4 kat daha fazla olacaktır. Kısaca geliri 100 milyarın altındaki kesimden vergi almamak devletin topladığı vergi miktarını azaltmayacak tam tersine arttıracaktır. 
Sosyal devlet anlayışı ile desteklenen dar gelirli kesim ekonomiyi ayağa kaldıran kaldıraç vazifesi görecek, büyüyen ekonomilerde daha fazla vergi geliri elde etme imkanı doğacaktır. Milli Ekonomi Modeli’nin gelire göre vergi uygulaması, gelir düzeyi yüksek olanlar ile dar gelirli kesimden alınacak vergileri aynı oranda hesaplamayı engellemektedir ki, bu adil bir vergi anlayışıdır. Bu kurallar ışığında Milli Ekonomi Modeli’nin vergi politikası için, vergisiz bir Türkiye’nin hayata geçmesi denilebilir. 
İşçinin, memurun, emeklinin, dul ve yetimin, esnafın, ev hanımının, öğrencinin hülasa toplumu oluşturan herkesin emeğinin tam karşılığını alması ve yüzünün gülmesi de bu modele bağlıdır. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1501987 µs