Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
30 Nisan 2012

CHPdeki değişim



CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İstanbul’da katıldığı bir programda, “Demokrasi, özgürlük ve insanlık onuru için mücadele eden Arap halklarının yanında olduğunu” ifade etti. 
Sözlük anlamı olarak Demokrasi halkın egemenliğine dayanan idare şekli; Cumhuriyet ise milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu ve belli süreler için seçtiği milletvekilleri vasıtasıyla kullandığı devlet biçimidir. 
Ortadoğu coğrafyasındaki devletlere baktığımızda yönetim şekli olarak Cumhuriyetin, Krallığın veya Emirliğin olduğunu görülmektedir. 
Arap Baharı ile zorla “demokrasi” getirilmeye çalışılan ülkelerden İran’ın ve Suriye’nin devlet şekli cumhuriyettir. 
Büyük bir işgal harekatıyla idarecileri değiştirilen Libya’da, Mısır’da ve Tunus’da da devlet şekli cumhuriyetti. 
Eğer demokrasiden kasıt çok partili bir sistem ise, bunun Birleşik Devletler’in Arap Baharı ile gerçekleşmediğini belirtelim. 
Üstelik işgal, insan hakları değil, kan ve gözyaşı getirmiştir. 
Liderlerini linç eden Libya halkı, şimdi Kaddafi’yi mumla aramaktadırlar. 
Malum, Libya Kaddafi idaresinde iken elektrik, sağlık hizmetleri, eğitim, temel gıda ihtiyaçları, yeni evlenenlere ev devlet tarafından ücretsiz olarak sunulmakta idi. 
Petrol bedava denecek kadar ucuz olarak halka ulaşıyordu. 
Bugün ise ülkeden çıkan petrolün başına Fransız, İtalyan, Amerikan ve İngiliz şirketleri çöreklenmiş durumdadır. 
Gerçek demokrasi ve insan hakları, idarecilerin halkını memnun edecek icraatlara imza atabilmesidir. 
Yoksa halkın iradesi ile vekilleri seçtiği ama bu vekillerin halkın isteklerini yapmadığı bir sistemde yönetim biçiminin ne olduğunun da önemi kalmaz. 
ABD oyununa gelerek ülkesine yapılan işgali ilk anda menfaatine gören diğer ülkelerin halkları da yeni idarelerden şikayet etmeye başlamışlardır. 
Demek ki, ABD’nin getirdiği demokrasi aslında demokrasi değildir. 
Bu suni demokrasi, insan hakları ve özgürlükte sunmamaktadır. 
Geçen süreçten sadece ülkelerin kaynaklarını ele geçiren devletler yarar sağlamıştır. 
90’lı yılların başında ortaya atılan ve ABD’nin süper güç olarak algılanmasına yardımcı olan tezlerde, insanlığın gelebileceği son nokta olarak verilen demokrasi eğer bu ise, bu “medeniyetten” yoksun olmaktır. 
İnsani hasletlerini yitiren, kan ve gözyaşı ile namusları kirleterek, başkasının elindekine zorla sahip olmaya dayalı bir ideoloji asla insanlığın ulaşabileceği son nokta olamaz. 
Enteresan olan Birleşik Devletler’in yanında yer alan Kuveyt ve Katar emirlikle, Bahreyn ve Ürdün krallıkla idare edilmektedir. 
Ancak bu ülkelere ABD patentli demokrasi getirilmesine gerek duyulmamıştır. 
Öyleyse, demokrasi ve insan hakları sadece ABD’ye karşı varlığını korumaya çalışan devletler için düşünülmektedir. 
Bu tespitler ışığında, Kılıçdaroğlu hangi demokrasiyi, hangi insan haklarını ve hangi özgürlüğü vermek için yola çıkmaktadır. 
Atatürk’ün kurduğu CHP bugün rotasını değiştirmiştir. 
Mustafa Kemal zamanında Emperyalizme karşı mücadele eden, baş kaldıran ülkelerin desteği ve örneği olan düşünceler, yerini bazı söylemlerin arkasına sığınmış işgalcilere destek veren bir zihniyete dönüşmüştür. 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1424500 µs