Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
6 Nisan 2012

Şianın gerçek kurucusu kimdir?



İki gündür yayınladığımız makalelerimizde Şiiliğin “Abdullah b. Sebe isimli bir Yahudi tarafından kurulduğu” iddiasını ele alıyoruz.

Murtaza’l Askeri’nin “Abdullah b. Sebe Masalı” eserinden Taberi’nin ve müsteşriklerin kitaplarında yer alan uydurma hadisleri yazdık.

Daha sonra bu işin yerli ayaklarından olan bir ilahiyatçımızın “Kelam İlmi” isimli kitabındaki iftiralara yerimiz el verdiğince cevap verdik.

Demek ki, Şiilik üzerine Türkiye’de ve dünyada ciddi bir karalama kampanyası vardır. Ancak Alevilik, yalan ve uydurma hadisler ile nasıl kurulduğu izah edilecek bir belirsizlikte değildir. Alevi, çeşitli siyasi ve ideolojik sebeplerle kendini ifade etme imkânından mahrum kalmış Müslümanların adıdır.

Bu bilinçli mahrum bırakma, Hz. Ali’yi (as) seven milyonlarca Müslüman’ı toplumda dışlama, hor görme ve diğer Müslümanlardan ayrıştırma hareketinin bir parçasıdır. Netice, itikadı bir olan Şii-Sünni dünya arasında ayrım veya karşıtlık şeklinde kamplaşmaya dönüşmüş, müsteşriklerin maksadı bir manada hâsıl olmuştur.

Alevi sözcüğü Arapçada, Ali’ye mensup, Ali’ye ait manasındadır. Genel sözlük anlamı ise, Hz. Ali’ye bağlı ve O’ndan yana olan kimse demektir. Istılahi manada Alevilik, Hz. Ali’yi sevmek, O’nun soyunun yani Ehl-i Beyt’in yolundan gitmek olarak tanımlanabilir.

Bu bakımdan değerlendirildiğinde Hz. Ali’yi ve O’nun soyunu sevmek ayrışıma sebep ayrı bir mezhep olarak da değerlendirilemez.

Hz. Ali’yi (as) sevmek Meveddet ayetine göre farz ise, bu Şii veya Sünni fark etmez hepimize farzdır. Öyleyse Hz. Ali’yi (as) hepimiz seviyoruz. Bu sevginin sebebi Şii olmak değil, Müslüman olmaktır. 
Kısaca Hz. Ali’yi ve O’nun soyundan gelen Ehl-i Beyt imamlarını sevmek Müslümanlığın bir gereğidir.

Alevilik veya Şia bir kişi tarafından hele hele bir Yahudi tarafından kurulmuş bir mezhep değildir. Tarihi seyir içerisinde Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyt soyunu sevenlerle verilen addır. Ve İslam ümmetini bölmek isteyenlerin eline bir malzeme olarak verilemez.

Müsteşriklerin Şii dünyanın itikadı ile ilgili ikinci iddiası, Ebuzer Gıffari, Ammar b. Yasir gibi sahabelerin Abdullah b. Sebe nin görüşlerinden etkilendikleridir. Sabai olduğu iddia edilenlerin isimleri, bilinçli olarak seçilmiştir. Çünkü bu zatlar Resulullah’ın (sav) rıhletinden sonra Hz. Ali’yi (as) yalnız bırakmayanlardır.

Nasıl ki müsteşrik mantık, Hz. Ali’nin hilafetini, on iki imamın masumiyetini Sabailerin görüşüdür diye vermektedir; bu kişilerin Hz. Ali’yi sevmelerini de Abdullah b. Sebe’nin görüşlerinden etkilenme olarak uydurmaktadır.

Oysaki Şii ve Sünni eserlerde adları geçen bu sahabeler, Hz. Ebubekir’e biat etmemiş ve tarih kitaplarının ifadesi ile Rafizi olmuşlardır.

Bu hakikati İbn Hacer Askalani ve Belazuri kendi tarih kitaplarında, Muhammed Havend Şah ‘Ravzatu’s Sefa’da, İbn Abdulbirr ‘İstiab’da yazmaktadır. Bu sahabeler şunlardır: 
Selman’ı Farisi. 
Ebu Zer Giffari. 
Mikdad b. Esved. 
Ammar b. Yasir. 
Halid b. Said b. As. 
Bureyde Eslemi. 
Ubey b. Kab. 
Huzeyme b.Sabit. 
Ebu Heysem b. Teyhan. 
Sehl b. Huneyf. 
Osman b. Huneyf. 
Ebu Eyyub el Ensari. 
Cabir b.Abdullah el Ensari. 
Huzeyfe b. Yeman. 
Sa’d b. Ubade. 
Kays b. Sad. 
Abdullah b. Abbas. 
Zeyd b.Erkam. 
(İmam Ali, Prof. Dr. Haydar Baş.)

Eğer Şia’nın mutlaka bir kurucusu olduğunu söylemek gerekiyorsa Ehlisünnet kitaplarının pek çoğunda isimleri “Hz. Ali’nin yanında yer alan ilk kişiler” olarak geçen bu sahabelerin Şia’nın temellerini attığını söylemek yanlış olmaz.

Yoksa Hz. Peygamberin (sav) “Şüphesiz sen bana Harun’un Musa’ya olan nispeti gibisin. Yalnız benden sonra peygamberlik yoktur” methiyesine mazhar olmuş Hz. Ali’yi sevmek, bir Yahudi’nin telkinlerine kalmayacak bir şereftir.

Kısaca oryantalist mantık önce batılın dokümanlarını hazırlamıştır. Sonra hak olan Şia’yı bidat diyerek karalamıştır. Bu büyük bir bühtandır, iftiradır.

Ben bir Sünniyim. Akaidim, fıkhım, aile yaşantım, davranışlarım hep Sünnilik üzerinedir. Ama batıla asla müsaade edemeyiz.

Böyle bir iftiranın Şia düşüncesine mal edilmesine karşıyız.

Şia ile akaidimiz birdir. Sahabeler ne kadar büyükse İmam Ali de o derece büyüktür. Onun tarafı olmak da haktır.

Biz, bu büyük oyunu bozdukça, Hz. Ali’yi ve O’nun soyundan gelen masum imamları sevmek, İslam âleminin parçalanma sebebi değil, tam tersine tevhidine, dirilmesine ve Batının karşısında güçlenmesine sebep olacaktır.

Not: Dünkü yazımızda yanlış verilen, müsteşriklerin kitaplarının yayın tarihi 20. Yüzyılın başlarıdır. 









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1593831 µs