Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
31 Mart 2012

ABDnin değişmeyen yüzü



Başbakan Erdoğan, Seul’deki zirvenin ardından İran’da temaslarda bulundu. Bu ülkeye Suriye’ye olan desteğini çekmesi yönünde tavsiyeler götürdü. 
Suriye, halkı ile bütünleşen Esad’a ve büyük direnişine rağmen zorla demokrasi(!) getirilmeye çalışılan bir ülke. 
En eski sınır komşumuz olan İran’a, bir manada “ABD’nin demokrasi çağrısına uy” mesajı iletilirken, Birleşik Devletler’in ne için demokrasi istediği hatırdan çıkarılmamalıdır. 
Eski CIA Başkanı Philip Agee zorla getirilen demokrasiler için şunları itiraf etmiştir: 
“Liberal demokrasi ve çoğulculuk denen şey sonuçta bu amaçlarımız için bir araçtı. Özgür seçimler demek gerçekte bizim desteklediğimiz adaylara dışarıdan para ödeyerek müdahale etmemiz demektir. Hür sendikalar demek, bizim kendimize bağlı sendikalar kurmamız demektir. Basın özgürlüğü demek bizim hazırladığımız materyalleri kendisi yazmış gibi yayınlayan gazetecilere ödeme yapma özgürlüğümüz demekti. Seçilmiş bir hükümet ABD’nin iktisadi ve siyasi çıkarlarını tehdit etmeye başlarsa görevden uzaklaştırılmalı idi. Sosyal ve iktisadi adalet, halkla ilişkiler de hoş kavramlardı hepsi o kadar…” 
Yine CIA’nın eski ajanlarından Ralph Mcgehee NED’in yani Ulusal Demokrasi Fonu’nun ne işe yaradığını şöyle ifade etmiştir: 
“CIA’nın ülkelerin karıştırılması operasyonlarında kullanılan birçok işlevinin NED’e transfer edilmesiyle, demokrasi için ulusal fonun kullanımına gidildi. CIA’nın örtülü eylemlerinin dışında, Uluslararası Kalkınma Ajansı ve Birleşik Devletler İstihbarat Ajansı da demokrasi yayma operasyonlarında yer almaktadır…” 
Zorla Demokrasi getiren ABD’nin taleplerini yerine getirmesi için ülkeleri büyük borç batağına sürüklediği de bilinmektedir. 
John Perkins, “Bir ekonomik tetikçinin itirafları” isimli eserinde çarpıcı açıklamalara yer vermiştir: 
“Ekonomik tetikçiler, yeryüzü üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı yardım kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarmaktadırlar. Eğer bir ekonomik tetikçi gerçekten başarılı ise, verilen borç miktarı o kadar çok olur ki, borçlu ülke birkaç sene sonra ödemelerini yapamaz hale gelir. 
İşte o zaman mafya gibi diyetimizi isteriz: BM’de vereceği oyun kontrolü, topraklarında askeri üslerin kurulumu, petrol yasası, Panama Kanalı gibi değerli kaynaklara erişim… Bu arada borç yükümlülüğü de aynen devam etmektedir…” 
Aslında ABD’li yetkililer yapmak istediklerini ve buna ulaşmak için izledikleri yolları açıkça itiraf etmektedirler. 
Ortadoğu’daki maksat sadece Libya’ya, Mısır’a, Tunus’a veya Suriye’ye yardım etmek ve demokrasi ile onların hayatını değiştirmek değildir. 
Libya’da ve Tunus’ta liderlerinin devrilmesinden kısa bir süre sonra başlayan halk isyanları da bunun ispatıdır. 
Öyleyse Türkiye neden gerçekleri görememekte ve ısrarla “ezilen halklara özgürlük ve demokrasi” diyerek hareket etmektedir? 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1481504 µs