Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
7 Mart 2012

Adil gelir dağılımı



Paylaşım savaşlarının devam ettiği günümüzde, küçük bir azınlık dünya kaynaklarını ve bireylerin emeğinin karşılığını elde ederken, geri kalan milyarlar açlık ve yoksulluğa mahkum edilmiştir.
Oysa ekonomi politikalarının temel hedeflerinden birisi gelir dağılımında adaletin temin edilmesi olmalıdır.
Ancak “adil gelir dağılımı” mevcut düzende yakalanamamış ve hatta sistemin doğasına aykırı bulunmuştur.
Kapitalizmin hakim olduğu ABD’de 1998 verilerine göre 35.3 milyon kişi günde 1 ABD dolarının altında gelir elde etmektedir.
Türkiye’de 2003 yılı itibariyle nüfusun en yoksul yüzde 10’luk kesimi gelirin yüzde 1.9 unu almakta idi.
Toplumlarda elbette ki her bireyin diğerine eşit miktarda gelirinin olması beklenemez. Ancak bireylerin gelirleri arasında toplumsal dokuyu zedeleyecek bir uçurumun da oluşmaması gerekir.
Gelir dağılımının düzeltilmesi sosyal adaleti sağlayacağı gibi, ülke ekonomileri için sürekli büyümenin de önünü açacak olan yoldur.
Mevcut sistemlerde adil gelir dağılımını bozan pek çok yanlış uygulama vardır.
Liberal anlayışa göre, devlet altyapı, güvenlik, asayiş vb. konularla uğraşmalı, ekonomi ve ticarete girmemelidir.
Bu durumda hükümetler, kamu harcamalarının finansmanı için yüksek faizlerle iç ve dış borç alma yoluna gitmişlerdir. Zaman içersinde alınan borçların faizlerini dahi ödeyemeyen devletler, halktan aldığı vergiler ile bu açığı kapamaya çalışmıştır.
Faizle satın alınan paraların vergilerle karşılanmaya başlaması, ülkelerin kaynaklarının ve gelirlerinin faizle birlikte global sermaye gruplarına sunulmasını neticesini doğurur.
Diğer taraftan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları bağımsız hale getirilmektedir. Devletler senyoraj gelirinden vazgeçmekte, başta ABD olmak üzere parasını basan ülkelerden aldıkları “hard currency”ler ile emisyon açığını kapamaya çalışmaktadır.
Bu durum emeğin ve üretimin para alınan ülkeye transferinden başka bir şey değildir.
Gelir dağılımındaki dengesizliğin önemli bir sebebi de faizdir. Paranın faiz kanalı ile tekelleşmesi, piyasada herkesin ihtiyaç duyduğu anda üretim ve tüketim faaliyetlerini yapmak için bulunmamasına, paranın belli ellerde toplanmasına sebep olur.
Milli Ekonomi Modeli’ni yukarıda yanlışlarını saydığımız sistemlerden ayıran üç özelliği vardır. Bunlar, sürekli büyümeyi temin etmesi, işsizliği önlemesi ve adil bir gelir dağılımını sağlamasıdır. Zaten bu üç özellik bir bütünün parçalarıdır.
Gelir dağılımını bozan unsurlar Milli Ekonomi Modeli içinde yer almamaktadır. Milli Ekonomi Modeli adil gelir dağılımını getirir.
Tezimize göre, Devletin asli görevlerinden birisi, senyoraj hakkını kullanarak ülke içinde yeterli miktarda yerli paranın bulunmasına ve piyasalara hakim olmasına imkan sağlamasıdır.
Devlet, piyasaları düzenleyen hakem rolünü üstlenerek, piyasaların belli başlı küresel güçlerin denetimine geçmesini engellemelidir.
Hem kaynakların, hem de paranın serbest hale gelmesi bireylere fırsat eşitliği tanır, gelirin adil paylaşımının önünü açar.
İsteyen herkese proje mukabili faizsiz kredilerin verilmesi, milli gelirin adil dağılımına sebep olur. Paranın tekelleşmesini de önler.
Milli Ekonomi Modeli’nde devlet vatandaşlarının gıda, barınma, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Bu haklar doğumla kazanılır.
Ve kapitalist sistemde yaşlandığında bir yük olarak görülen bireyler, MEM’de yaşlansa da tüketim yapacağı için birer ekonomik kıymettir.
Bu amaçla devlet, emisyon hacmini artırarak, proje mukabili üretimi teşvik ettiği gibi, sosyal devlet olmanın karşılığı olarak tüketici kesimi destekleyerek gelirin adil dağılımını sağlar. Vatandaşlık maaşı, ev hanımlarının emekli edilmesi, doğum ikramiyesi, işsizlerin ve kimsesizlerin maaşa bağlanması, öğrencilere burs verilmesi gibi projeler gelir dağılımının adil olmasına katkı sağlar.
Bizim amacımız, en üst seviyede geliri olanlar ile en alt gelir grubu arasında belli bir dengeyi yakalamaktır.
Bu denge, dar gelirli kesimin gelirini yükselterek istenilen seviyeye çıkaracak, aynı zamanda toplumda eksik kalan tüketimi sağlayacağı için üreticinin ihtiyaç duyduğu pazarın oluşmasını temin edecektir.
Yani, adil bir gelir dağılımının, sürekli büyüyen bir ekonominin ve buna bağlı olarak işsizliğin halli bizim tezimizde, Milli Ekonomi Modeli’ndedir.
Bugün bütün insanlığın buna ihtiyacı vardır. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1648647 µs