Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Mart 2012

Milli devlet



Son olarak İngiltere de sokaklara dökülerek “hepimiz yüzde 99’uz” sloganları ile çözüm isteyen insanlar kapitalizmin iflas ettiğinin ispatıdır. 
Çünkü bir ekonomi sistemi ancak uygulandığı ülkelerde kabul görmesi ile varlığını sürdürebilir.
Bilindiği gibi 1990’ların başında Sovyetler’in yıkılması ve soğuk savaştan Batı medeniyetinin ABD ile galip çıkması, ABD’yi tek süper güç haline getirmişti. 
Birleşik Devletler’in dünya dengeleri için belirlediği yeni strateji, “serbest piyasa ekonomisi” ve kendi anladığı “demokrasi” tanımı ile devletlerin yönetim sistemlerini demokratikleştirmekti. 
90’ların başında ardı ardına yazılan makaleler bu durumun halklar tarafından kayıtsız şartsız kabulü için planlanmıştır. 
İlk makaleyi 1989’da Fukayama “Tarihin Sonu” başlığı ile kaleme aldı. Tarihin sonu ile kapitalizmin diğer sistemler üzerinde nihai üstünlüğü ilan edilmiştir. 
1993’te Huntington, “Medeniyetler Çatışması” tezini ortaya attı. Makalede bundan sonraki asıl çatışmanın din ve kültürler arasında olacağı ifade edilmiştir. 
Ve Brezinski’nin “Büyük Satranç Oyunu” makalesi… Bununla ABD’nin dünya hâkimiyeti için uygulaması gereken strateji anlatılmıştır. 
ABD’nin dış politikasına yön veren bu tarz makalelerle oluşturulan psikolojik savaş taktikleri, BOP benzeri silahlı mücadele ile birleşince “süper ve karşısında durulamayan güç” ortaya çıkmıştır. 
Ancak kapitalist ve sosyalist sistemler insan fıtratına aykırılığı nedeniyle tüm bunlara rağmen milletler nezdinde reddedilmektedir. Çünkü sömürüden başka bir gayeleri yoktur. 
Bu bağlamda Milli Ekonomi Modeli ve bunun uygulama alanı olacak milli devlet anlayışı, getirdiği kurallar, çözümler ve yeni yaklaşımlar ile liberal -kapitalist sitemlerin tıkanıklıklarına mükemmel bir cevaptır. 
Bu milli duruş ve cevap, mevcut sistemlerin hiç birinden etkilenmeden, Müslüman-Türk dünyasının içinden çıkmıştır. 
Modelimiz asla bir tepki değildir. Aksine dünyayı tekellerine almak isteyen ülkeler de büyük bir çıkmaz içindedir. 
Milli devlet tezi ve Mili Ekonomi Modeli, dünyada ideolojik evrimin sonu olarak ifade edilen kapitalizmin, onun devlet yönetimindeki yansıması olan ‘sözde demokrasi’nin ve ekonomi anlayışı olan “serbest piyasa -pazar ekonomisinin” aslında insanlığın ideolojik olarak geldiği bir üstünlük olmadığının ispatıdır. 
Milli devlet anlayışı ve Milli Ekonomi Modeli, “milli” kavramı ile nitelenmiş olsa da, sadece Türk milleti için değildir. Kapitalizmin kuşattığı tüm milletleri ve devletleri, söz konusu sömürgeci anlayıştan kurtaracak bir evrenselliktedir. 
Üstelik bu kurtuluş reçetesi, ABD örneğinde olduğu gibi silah zoruyla değil, milletlerin kendi rızası ile kabul edecekleri bir sistemdir. 
ABD eski Başkanı Clinton’un Türkiye üzerine önemli bir açıklaması olmuştur. “20. yüzyılın ilk çeyreği Osmanlı imparatorluğunun mirasının paylaşılmasının yol açtığı değişikliklerle geçti. 21.yüzyılın ilk çeyreği ise Türkiye’nin alacağı doğrultu ile şekillenecektir.” 
Türkiye, dünyanın 21. yüzyılda alacağı şekilde gerçekten de anahtar ülke konumundadır. 
Bugün BOP çerçevesinde Türkiye’nin izlediği politika da bunu göstermektedir. 
Türkiye, eğer mili devlet anlayışı ile rolünü belirlerse, tarihin sonu olarak ifade edilen yeni dünya düzenine son verecektir. 
Milli devlet tezi, tarihin sonu kavramının yerine “ulusların barışı” kavramını getirmektedir. 
Dünya, savaşı değil, barışı ve huzuru; sömürüyü değil, adaleti beklemektedir… 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1554210 µs