Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
21 Şubat 2012

İnkar edilen Hadis Külliyatı



Bazı Sünni çevrelerde Şia aleminde yer alan ve İmamlardan nakledilen hadislerin rivayet zinciri olmadan yazılması eleştirilmektedir.

Öyle ki, 12 İmamın birinden nakledilen bir hadise, ravi zinciri verilmediği için "sahih değildir" denilmektedir.

Bu eleştiri, Şia dünyasının kabul ettiği hadis kaynaklarını bilmemekten başka bir şey değildir.

Şii dünya için hadislerin asıl kaynağı İmam Ali (as) ve Hz. Fatıma'dır.

Hz. Peygamber (sav) kendi döneminde Hz. Ali (as) dışındaki diğer sahabesine hadis yazımını yasaklamıştır.

"Benden bir şey yazmayın, benden Kur'an dışında bir şey yazan onu yok etsin" (Sahih-i  Müslim c. 4, sayfa 97, Sünen-i Daremi, c.1, sayfa 119; Sünen-i Ahmed.b. Hanbel c.3, sayfa 182)

"Zeyd b.Sabit ten: Resulullah bizi hadislerini yazmaktan alıkoydu ve bizim yazdığımız hadisleri yok etti." (Sünen -i Ebu Davud, İlim Kitabı, c.3, sayfa 319)

Ehl-i Beyt mektebinde ise hadis yazan ilk kişi Hz. Ali'dir.

"Ahmed b. Muhammed b. Ali'den, İmam Muhammed Bakır kanalı ile babalarından şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (sav) Ali'ye 'sana söylediklerimi yaz' buyurdu. Ali (as): 'Ya Resululllah (sav) unutmamdan mı endişe ediyorsunuz?' diye sordu.

Resulullah (sav): 'Hayır, unutmandan endişe etmiyorum. Çünkü Ben Allah'tan senin hafızanı güçlendirmesini ve senin unutmamanı istedim. Bunları ortakların için yaz' buyurdu.

Bunun üzerine Hz. Ali:  'Ortaklarım kimlerdir ya Resulullah (sav)?'dedi.

Peygamber (sav): 'Otakların senin evlatlarından olan imamlardır. Allah onların sebebi ile ümmetime yağmur yağdırır. Onların sebebi ile dualar kabul olur."

Sonra Hasan'a işaret ederek 'Bu onların birincisidir' dedi. Ardından Hüseyin'e işaret ederek,  'İmamlar bunun evlatlarındandır' buyurdu." (Şeyh Tusi, el-Emali, Besairu'd-Deracat'da ve Yenabiu'l Meved'de yer alır)

Yani Hz. Peygamber, Hz. Ali (as) dışındaki sahabelerine kendinden hadis yazımını yasaklamış, bir tek ona izin vermiştir.

Bu sayede Şii ulemanın ilk hadis külliyatı ve ilk hadis kaynağı Hz. Ali'nin (as) yazdığı Camia, Cifr, Hz. Ali'nin (as) mushafıdır. Bunlara bir de Hz. Fatıma'nın (as) ilham yolu ile kendine ulaşan bilgilerin yazılı olduğu Hz. Fatıma'nın mushafı da eklenecektir.

Bu hadis külliyatı, bir imamdan diğerine bir sandık içinde nakledilmiş emanetlerdir.

Camia için imam Muhammed Bakır (as) şöyle buyurdu: "Bizim yanımızda Ali'nin kitaplarından yetmiş arşın uzunluğunda bir sahife var, biz bu sahifede yazılı olanları izler ve onun sınırlarından dışarı çıkmayız. "İmam Ali, bu sahifede bütün ilimleri, yargı ve mirasla ilgili her şeyi yazmıştır…" ( Besairu'd- Deracat)

Cifr kitabı için İmam Cafer sadık şöyle dedi: "Bizim yanımızda kenarlarına kadar dolan öküz derisi üzerine yazılmış olan Cifr kitabı var. Bu kitap geçmişte vuku bulan ve kıyamete kadar gelecekte vuku bulacak olayları içermektedir."(Besairu'd- Deracat)

Hz. Ali'nin (as) mushafı konusunda İmam Cafer Sadık (as) şöyle diyor: "Resulullah (sav) Ali'ye dedi ki: "Ey Ali! Kur'an yatağımın arkasında mushafta, ipek levhalarda ve kağıtlarda yazılıdır. Yahudilerin Tevrat'ı kaybetmeleri gibi onları kaybetmeyin. Bunun üzerine Ali onları sarı bir örtü içine koyup topladı."(El Menakıb, İbn Şehraşub, c.2, sayfa 41)

Bu mushafta sureler nüzul sebebine göre, ayetler hiçbir değişikliğe uğramadan, Peygamberin (sav) imlası, Hz. Ali'nin hattı ile yazılmıştır.

Ayetlerin indirilmesinin nedeni, nerede, ne zaman, ne maksatla olduğu, ayetten kimlerin kastedildiği, bütün özellikleri ile zikredilmiştir.

Hz. Fatıma'nın (as) mushafı için, Hammad b. Zeyd, İmam Cafer'den şöyle nakleder: "Allahu Teala Peygamberinin ruhunu aldığı zaman, o hazretin vefatından dolayı, zorluğunu Allah'tan başka kimsenin bilmediği bir üzüntü ve keder sardı. Bu nedenle Allah onunla konuşup üzüntüsünü gidermesi için bir melek gönderdi. Fatıma, bunu Ali'ye bildirdi. Ali de ondan tüm duyduklarını yazdı. Böylece Hz. Fatıma'nın mushafı oluştu. Onda gelecek ile ilgili haberler vardır." (Usul-u Kafi, c. 1, sayfa 240)

Yani bir sandık içinde bir imamdan diğerine geçen emanetler henüz Resulullah (sav) hayatta iken kendinden duyularak yazılmaya başlanan bu hadislerdir.

Şii dünyasından hadisler direk Resulullah'a (sav) ve Hz. Ali'ye (as) dayandığı için bir rivayet zincirine gerek yoktur. Sahih olmaları dayandıkları kaynaktandır.

İmamların hepsi de bu hadis külliyatına göre hüküm vermiştir.

Şia hadis külliyatı, İmamlara sorulan sorular karşısında bu hadislerle verilen cevapları yazmıştır.

Sünni dünyanın hadis kaynaklarının oluşumu ise Emeviler dönemine kadar gecikmiştir. Hadis toplanması ve yazılımı hicri 2. asrın başına Ömer b. Abdülaziz dönemine kadar uzamaktadır.

Üstelik Hz. Ebubekir: "Hiçbir şekilde Resulullah'dan (sav) bir şey anlatmayın. Kim de size soracak olursa sizinle bizim aramız da Allah'ın kitabı vardır. O kitabın helallerini helal, haramlarını haram bilin" demiştir. (Zehebi, Tezkiretu'l Huffaz, c.1, sayfa 2- 3)

Hz. Ömer döneminde ise hadisler yakılmıştır. (Tabakat -ı İbn Sa'd, c.5, sayfa 140)

Hz. Osman ise, "Hiç kimsenin Ebu Bekir ve Ömer döneminde duyulmayan bir hadisi rivayet etmesi caiz değildir" demiştir. (Müsned -i Ahmed, c.4, sayfa 64)

Sünni dünyada halifeler döneminde hadis yazımı yasaklanmış, hadisler yakılmıştır. Bunun yanında hadislerin yazımı ve toplanması Hicri birinci asrın sonuna kadar gerçekleşmemiştir.

Yazıma çok geç başlanması sebebiyle sıhhat şartı aranmış ve ravi zinciri mutlaka istenmiştir.

Uydurma hadislerin araya girmesini engellemek için de rivayet zincirinde kopukluk olup olmadığına bakılmıştır.

Hz. Peygamberle aralarında iki asra yakın bir aralık olan bu dünyanın, hadis sıhhati için bu yolu seçmesi mecburidir.

Eğer ravi zinciri tam değilse, hadis zayıf kabul edilir.

Hadisler konusundaki tarihi seyir böyle iken, bazı kendini bilmezler cehaletlerini ve husumetlerini ortaya koyarak, kalemlerine karşılık aldıkları paranın hakkını vermek için Şii külliyatını ravi zinciri eksik veya hiç yok diyerek bir kalemde silme cüretini göstermektedirler.

Ancak hakikatler tarihi kaynaklar ışığında ortadadır.









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1671173 µs