Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
3 Şubat 2012

Suriye kolay lokma değil



Arap baharının estiği Ortadoğu’da Suriye diğerleri kadar kolay lokma olmadığını gösterdi.

ABD Suriye üzerine her türlü taktiği deneyerek onu düşürmeye çalışıyor.  Ancak Esad iktidarı izlediği akıllı ve yerinde siyaset ile halkını yanına almayı başardığı için Birleşik Devletler istediği neticeye ulaşamamaktadır.

Bize dünya basınından aktarılanlar gerçeklerden bambaşka bir tablo.

Daha dün devlet kanalında Suriye’de iç çatışmaların halen devam ettiği manşetlerden verildi.

Yine ekranlara, Esma Esad’ın ülkeden kaçmaya çalışırken havaalanı yolunda muhalif güçler tarafından durdurulduğu ve İngiltere’ye kaçma girişiminin başarısız olduğu haberleri yansıdı.

Ülkede çok ciddi bir halk ayaklanması olduğu haberlerine her gün rastlıyoruz.

Tüm bunların uydurma olduğu zaman içinde anlaşılıyor. Ancak Batının psikolojik savaşında görsel basının önemini anlatması açısından dikkat çekici.

Gerçekleri yazan birkaç kişiden biri, Arap dünyası uzmanı Fransız akademisyen Pierre Piccinin birkaç hafta önce Suriye ziyareti ile ilgili olarak, bize aktarılanın tersine açıklamalarda bulunmuştu:

“Şam, Humus ve Hama’daki araştırmalarımda, muhaliflerin bir bütün olmadığını, haberleşmenin olmadığını gördüm. Burada Tunus, Mısır, Libya gibi bir ortam yok. Ortada sayısal açıdan küçük bir muhalefet var. Böyle bir oluşumla devrim pek mümkün değil. Humus ve Hama’da direnişçiler ne İslamcılarla ne de temeli Türkiye’de atılan Suriye Ulusal Konseyi ile hareket ediyordu. Eylemler planlanmadan orada burada yapılıyor.”

Uluslararası görsel basın gibi Türkiye de ABD yanlısı tutumu ile dünyanın gündeminde. Büyük Ortadoğu Projesi’nde (BOP) eş başkan olarak hareket eden Türkiye, Suriye konusunda muhalif güçlerin sığındığı bir liman oldu.

Suriyeli muhalif gruplar Türkiye’nin Suriye sınırında konuşlanmış ve Türk hükümeti bunlara aleni olarak destek vermişti.

Gerilen Türkiye-Suriye ilişkileri için Esad, sınırlarımızda mevcut rejime muhalif olanların korunduğunu açıklamıştı. Hükümetin muhaliflerin üst düzey yetkilileriyle de temas halinde olduğu geçmiş günlerde basına yansımıştı.

Erdoğan, Suriye’ye karşı ABD’nin yanında yer alarak   “savaşabiliriz” mesajı verene kadar Esad da AKP ile beraber hareket ediyordu. Ancak kendisine karşı gerçek tavrı son olaylarda anladı.

Esad işgalin ilk günlerinden beri tehditlere aldırmadı Zeynelabidin veya Mübarek gibi ülkesini terk etmedi.

Kaddafi direndi ve linç edilerek öldürüldü. Esad bu örneği de görmesine rağmen ölümü de göze alarak devletini ve milletini bırakmadı.

Basında hanımı ve çocuklarını ülke dışına kaçırdığı yazılmasına rağmen, onları da yanından ayırmayarak halkı ile bütünleşen bir lider olduğunu ispatladı.

Halkının ona olan desteğini ve güvenini boşa çıkarmadı. Rusya’nın kendisini açıkça desteklemesi ve İran’ın da yanında tavır alması ile ABD’nin bölge üzerindeki planlarını bozan ülke haline geldi.

Bundan sonra Rusya, İran, Çin ve Hindistan ile gireceği bir birliktelik onu Ortadoğu coğrafyasında çok farklı bir merkeze taşıyacaktır.

Demek ki, bağımsız olmak, devleti ve milleti ile bir ve beraber olmak iradesindeki bir lider, hangi tehdit ile karşı karşıya kalırsa kalsın Batıya karşı sergileyeceği dik duruş ile amacına ulaşabilir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1515144 µs