Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
1 Şubat 2012

Bağımsız bir ekonominin önemi



AB, Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan’a resti çekti.

IMF ve AB ilk olarak, Yunanistan’a yapacakları mali yardımın karşılığında, asker sayısını da önemli miktarda azaltmaya gitmesini talep ettiler.

İkinci olarak da, maliye yönetiminin AB’nin bir komiserine devredilmesini istediler.

Yunanistan şu anda ikisini de reddetti. Ancak Başbakan Papadimos, “para bulamazsak iki gün içinde iflas edeceğiz” açıklamasında bulundu.

AB’nin para karşılığı istediği bu siyasi talepler bize Osmanlının çöküşünü başlatan ilk borç alma hadisesini hatırlatmıştır.

Osmanlı devletini savaş meydanlarında yıkamayanlar, masa başında, borç sözleşmeleri ile onun sonunu hazırlamışlardır.

İlk defa 1854 yılında kırım savaşı esnasında İngiltere ve Fransa’dan 3 milyon sterlin olarak alınan borç, zaman içinde ödenemez hale gelecektir.

İlk borç almadan iki sene sonra İngiliz ve Fransızlarla beraber hazırlanarak kabul edilen ıslahat fermanında yabancılara geniş imkanlar tanındığı bilinmektedir.

1881 senesinde kurulan Duyun-ü Umumiye ile de Maliye İdaresi dış güçlere bırakılacaktır.

Damga, balık, tütün, tuz, Kıbrıs gümrük vergileri gibi pek çok vergisine el konuldu. Bunlardan daha önemlisi yabancılar Osmanlının iç işlerine karışmak hakkını elde ettiler.

Batının bu tutumu bugün IMF ve Dünya Bankası ile devam etmektedir. Borç vererek iç işlerine karışma yöntemi aynen uygulamaktadır.

Yunanistan örneğinin yanında, günümüzde bağımsız ekonomilerin örneklerine de rastlamak mümkün.

İran Avrupa’ya bağlı olmayan ekonomisi ile AB’nin kendisine uygulayacağı yaptırımlardan hiç etkilenmemektedir. Tersine misilleme yapabileceklerini açıkladılar.

AB ülkelerine petrol satmayı kesmek, petrolün varil fiyatını 150 dolara yükseltmek ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gündemde.

İran, bağımsız ekonomi politikası ile AB ye veya ABD’yi bu misillemeler ile diz çöktürebilir.

Çünkü Ortadoğu’dan ihraç edilen petrolün yüzde 35’i Hürmüz Boğazı’ndan geçerek dünya pazarlarına ulaşmaktadır.

Şu anda Hürmüz Boğazı’ndan Irak, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri dünyaya ve Avrupa’ya petrol ihraç ediyor. Boğazın kapanması ile bu ihracat kesileceği için zaten durağanlaşan Avrupa ekonomisi krize girecektir.

Yunanistan örneği dışa bağımlı bir ekonomi ile bağımsız bir ülkenin geldiği noktaya; İran ise kendi kaynaklarını değerlendiren ve bağımsız bir maliye politikasına örnek iki ülkedir.

İran’ı bu noktaya çıkaran özelliği küreselleşme karşıtı bir ekonomi politikası izlemesidir.

Milli Ekonomi Modeli’nde bizim savunduğumuz bağımsız ekonomi tezi de budur.

Ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olması, iç ve dış harcamalarını borçlanmadan temin edebilmesinin adı ve formülü olan Milli Ekonomi Modeli sürekli büyümeyi temin eden, adil bir gelir dağılımını sağlayan ve tam istihdamı oluşturan bütünlüğü ile iç de devamlı ve sağlıklı bir ekonomi düzeni temin eder.

Ancak dışa bağımlılıktan kurtulan ve milli politikalar ile devamlı bir ekonomi düzeni temin edebilmiş ülkeler küreselleşme karşısında durabilirler.

Ve de küresel ülkelerin tehditleri kendi şartları ile ayakta duran milletleri asla yıldıramaz. 









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1597043 µs