Piyasalar

20 Şubat 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular





12 Kasım 2010

700 YILLIK CAMİ OLDU-BİTTİYLE KİLİSEYE ÇEVRİLEMEZ



Tebrik etmek yetmez…
İznik Küçük Ayasofya Camii olarak da bilinen İznik Orhan Gazi Camii’nin
“kilise” olarak tahsis edilişine dair dünkü manşet haberimiz, halkımızın
dikkatini celbetti.
AKP hükümetinin bu vahim icraatını milletimizin
hafsalası adeta almadı.
700 yıldan beri camii…
Orhan Gazi Han tarafından
1331’de “fethin sembolü” olarak kiliseden camiye çevirilmişti.
Konuyu manşete
taşımamız sebebiyle birçok tebrik e–maili aldık.
Tebrik etmek kafi değil;
demokratik haklarımızı yerli yerinde kullanacağız, Müslüman milletimizin
mukaddesatını ve tarihi mirasını Haçlı dünyasına peşkeş çekenleri sandığa
gömeceğiz.
Aksi halde, Türkiye’yi, Anadolu’nun Horasan erenleri ve Ehl–i Beyt
nefesiyle İslamlaşması/Türkleşmesindan önceki cahiliye devrine ve paganist etnik
bölünmüşlüğe döndürülür ki, Allah korusun, o zaman ne ortada İslam kalır, ne
birlik, ne millet, ne devlet!

 ***
Devlette “hukuk” esas ise, devlet kurumları birbiriyle çelişemez

Devlet kurumları ve hükümet organları, hukuka ve hukukun üstünlüğüne
herkesten ziyada bağlı olmalıdır. Devletin temel ve olmazsa olmaz niteliği
“hukuk devleti” olmasıdır.
Devlet bir bünyedir.
Düşünün, bir bünyede sağ
elin evet dediğine, sol el hayır derse ne olur? Gözün evet dediğine, dil hayır
derse ne olur?!
Böyle bir kaos ve karmaşa ile hayat devam edebilir mi?
Asla…
Devlet kurumları da böyledir.
Dolayısıyla, devletin bir
kurumunun dediğini, aynı devletin bir başka kurumu yok sayamaz. Hükümetin bir
bakanlığının “hukuk budur, gerçek budur” dediğine, bir diğer bakanlığı, yok öyle
şey diyemez.
Devlette “hukuk” esas ise, devlet kurumları birbiriyle
çelişemez
İznik Ayasofya Camii’nin “kilise”ye çevrilmesi maalesef böyle bir
çarpık, çelişkili ve hukuk dışı vaziyet arzediyor.
1995 yılından beri, İznik
Ayasofya Camii’nin “kilise”ye çevrilmesi resmi olarak gündemde. Başbakanlık,
konuya “hukuk” gereği hayır diyor, Başbakanlığa bağlı diğer bir bakanlık,
“kilise” yaparım diyor, köprünün altından sular akıyor, 2010’da “kilise”
yapıyor!

  ***
Değil kilise; müze dahi yapılamaz

Devletin bizzat kendisi şu hükmü veriyor: 700 yıllık cami, değil kilise; müze
dahi yapılamaz…
Başbakanlık, 13/2/1995 tarih ve
B.02.1.VGM.0.13.00.01.211(1600)95–109 sayı Vakıflar Genel Müdürlüğü yazısı,
İznik Ayasofya Camii hakkında aynen şunları vurguluyor ve yasal hükmü
açıklıyor:
“Bursa–İznik ilçesinde bulunan Ayasofya Cami, evvelce kilise
olarak kullanılmakta iken, Orhan Gazi tarafından camiye çevrilmiş, bu amaçla
kullanılmak üzere Mimar Sinan tarafından gerekli değişiklikler yapılarak tamir
edilmiştir.

İstiklal Savaşı yıllarına kadar cami olarak kullanılan bu yapı, bu tarihlerde
geri çekilme sırasında düşmanlar tarafından yakılarak harap bir duruma getirilmiştir. Halen tapu, imar ve eski eser kayıtlarında cami olarak kayıtlı
bulunmaktadır…
6570 sayılı Kanun’un 1. Maddesinde “Mabetler kiraya verilemez
ve ibadethane haricinde hiçbir iş için de kullanılamaz” hükmü yer
almaktadır.
2762 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi ise; tahsis
edildikleri maksada göre kullanılmaları kanuna veya amme intizamına uygun
olmayan… hayrat vakıfların mümkün mertebe gayede aynı olan diğer hayrata tahisis
edileceğini hükme bağlamıştır.
Bu bakımdan sözkonusu Ayasofya Camii’nin müze
olarak kullanılmak üzere

Kültür Bakanlığı’na tahsisi mümkün olamamaktadır.”
1995’te, resmen, bu
camidir, müze dahi yapılamaz diyen Başbakanlık, 2010’da “kilise” yapıyor.
Dün
“hukukî hükmü” deklare eden Başbakanlık, bugün, aklım böyle esiyor, bu hükmü
çizdim, camiyi yaptım kilise diyemez!
Diyemez… Ama AKP hükümeti diyor!

İVEDİ/ 20.10.2010 tarihli yazısıyla AKP’nin Kültür Bakanlığı, burasını
“Hıristiyanların hac mekanı” olarak “kilise” yaptım, oldu bitti, diyor!
 

***
Safımız, sandıktaki oyumuzdur

Bu vaziyet karşısında görev miletimize düşüyor.
Çünkü demokrasilerde söz
milletin, irade halkındır, deniyor.
Milletimiz, iradesini Orhan Gazi Han’dan
ve onun emanetini koruyanlardan yana mı kullanacak; yoksa Türk milletiyle
asırlar boyunca dişe–diş mücadele eden Haçlı’dan ve medeniyet mirasımızı
Haçlı’ya peşkeş çeken siyasi anlayışlardan yana mı kullanacak!?
Milletimiz,
kronik aymazlık haliyle şayet mukaddesatını ve medeniyet mirasını oldu–bittiyle
Haçlı’ya peşkeş çekenlerin safında yer alırsa; ne medeniyet kalır, ne millet, ne
devlet, ne vatan, ne iman, ne cami…
Cümlesi olur tek tip, Haçlı!
Demem şu
ki, safımız, “sandıktaki tercih”imizdir, sandığa attığımız oyumuzdur. Herkes
tercihinde hürdür, dilediği safta yerini alabilir…
Ben asla Haçlı’nın ve
onların emir erlerinin safında yer alamam!










Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    www.sinemalar.com

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    26231 µs